Fas

-->Zahmetli bir yolculuktan sonra gece Marakeş’te,  Kempinski Mansour Eddahbi Otel’indeyiz. Otelimiz, girişindeki mukarnas mimari tarzıyla bizi karşılamakta. Güzel bir uyku çekmek ve sabah ilk durağımız olacak Menera'ya gitmek için heyecanlanıyoruz. Menera zeytin ve portakal ağaçlarıyla çevrili, Atlas Dağı’nın eteklerinden toplanan suyun, bahçelerin sulanmasında kullanılmak üzere inşa edilmiş depomsu bir yer.

Foto: Kına Arcak

Cermodern

Geç de olsa artık Ankara'nın bir modern sanat müzesi var. Ebru Özdemir Koleksiyonu'ndan oluşan 'artı sonsuz' temalı, Döne Otyam ve Deniz Artun'un küratörlüğündeki sergiyle kapılarını açan Cermodern, 1924 yılında demiryollarının vagon ve lokomotif tamirleri için inşa edilmiş. Cer Atölyeleri olarak bilinen bu mekan, elli yılı aşkın süre bu amaçla hizmet vermiş. Cer, Arapça kökenli bir kelime olarak 'çekek yeri' anlamını taşıyor.  Çekek yeri denince aklıma tekneler geliyor, kimbilir Cermodern Ankara'ya teknelerin de gelmesine sebep olur belki...

Cermodern'in avlusu (Foto:Enver Arcak)


Şaka Gibi Kedi


Kedinin büyüsünü ilk farkedişim askerlikte olmuştu. Manisa Akıl Hastanesi’nin bahçesinde yaşayan ‘Pakize Torpilli’yle beş ayı beraber geçirmiştik. Elimden geldiğince ona bakmış, yemeğimi paylaşmıştım. Hayvansever rütbelilerin desteğiyle bazı geceler mahkum koğuşunda uyumuşluğu bile vardı. Pakize, askerliğimin sonuna doğru bana hayatın mucizelerinden birini yaşatarak teşekkürle vedalaşmıştı. 

Foto: Kına Arcak

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails