Hulda ve İlhan Koman

Geçen hafta, ülkemizin en tanınmış heykellerinden Akdeniz'in yaratıcısı İlhan Koman'ın teknesi Hulda'nın güvertesindeydim. Sanatçının eserlerini ürettiği atölyesi ve ailesiyle yaşadığı evi olan, çift direkli 105 yaşındaki tekne, Hulda Festivali Sanata ve Bilime Yolculuk kapsamında Hasköy'de, Beyoğlu Yelken Klübü'nün önünde ziyaretçilerini bekliyor.
 

Heykeller hep ilgimi çekti. Bunda heykeller şehri Ankara'da büyümüş olmanın payı vardır herhalde.  Çocukluk zamanlarıma denk gelen bir İstanbul gezisi esnasında, araba penceresinden gördüğüm bir kadın heykeli çok kısa sürede beni etkisi altına almıştı. Bu heykel yerinde durmuyor biz hareket ettiğimizde, o da harekete geçiyor, dalgalanıyordu. Zincirlikuyu'da uzaktan, kısacık bir süre gördüğüm bu enteresan heykelin, neden binaların gölgesinde sıkışmış, daracık bir yere konduğunu ilk olarak abime sormuştum.

 Akdeniz'i ilk gördüğüm yer Zincirlikuyu'dayken

İsminin Akdeniz olduğunu öğrendiğim bu dalgalanan kadın heykelinin bulunduğu yerle ilgili tek rahatsızlık duyan ben değilmişim ki, geç de olsa etrafını sarmış binaların gölgesinden  kurtarılıp önce Galatasaray'a, ardından şimdiki sergilendiği yer olan Levent'e taşındı. İlhan Koman'ı tanımama vesile olan Akdeniz heykeli aslında  çok daha iyi yerlerde sergilenmeye layık.


Akdeniz şimdiki sergilendiği Levent'te
Bilimle sanatın içiçe geçtiği yapıtları üretmiş geleceğe seslenen bir sanatçı olan İlhan Koman 1921 Edirne doğumlu, İsveç'e 1958 yılında yerleşip, Güzel Sanatlar Akademisi Konstfackskolan'da öğretim üyesi olarak görev yapmış, 1986 yılındaki ölümüne dek bu ülkede yaşamış.  

 İlhan Koman atölyesi ve evi olan Hulda'da

1905 yapımı Baltık ticari kargo teknesi olan M/S Hulda'yı, 1965'te satın alarak, kendi gereksinimlerine göre restore edip, hem atölyeye hem de yaşayabileceği bir eve dönüştürmüş. Festival kapsamında çıktığı yolculuğa kadar Hulda, Stockholm'deki Drottningholm Kraliyet Limanı'nda demirliymiş.

 İlhan Koman'ın çiziminden Hulda

Hulda'nın Akdeniz yolculuğu, Koman'ın bir düşüymüş, ölümünden yıllar sonra bu düş gerçekleştirilmiş oldu. İçinde Koman'ın yapıtlarını taşıyan, sergiye dönüştürülmüş tekne, Mart 2009'da Stockholm'den yola çıkıp, 20 ay süren yolculuğu boyunca; Amsterdam, Anvers, Bordeaux, Lizbon, Barselona, Napoli, Malta ve Selanik'te gerçekleştirilen etkinliklerin ardından İstanbul'a geçen ay ulaştı. 


Hulda Festivali'nin İstanbul ayağı 23 Kasım 2010 tarihine kadar, şehrin farklı mekanlarında gerçekleştirilen sergiler, atölye çalışmaları ve paralel etkinliklerle devam etmekte. Hasköy'de demirli Hulda'nın, hemen yanındaki Koç Müzesi'nde olmama nedeni, tıpkı bizim Uluburun teknesini o müzeye demirlemekten vazgeçme sebebimizle aynı olmasına şaşırmadım; tekneyi ziyaret edeceklerden ücret almak istedikleri içinmiş...

Hulda Hasköy'de (Foto: Enver Arcak)  

Hulda'nın sergiye dönüştürülmüş güvertesinde, Akdeniz heykelinin küçük boyutta bir örneğinin yanı sıra, Koman'ın yapıtlarından örnekler sergileniyor. Hafifçe itildiğinde kendi kendine yürümeye başlayan Sonsuzluk Eksi Bir serisinden, 'Derviş' isimli ahşap heykel en şaşırtıcısıydı benim için. 

 Sonsuzluk Eksi Bir serisinden 'Derviş' heykeli (Foto: Enver Arcak)

Esnek Çokyüzlüler serisinden 'İki Esnek Çokyüzlü' heykeli sadece bir sanat eseri  olmanın ötesinde, aynı zamanda patenti 1977 yılında tescillenmiş bilimsel buluş kategorisine girmiş bir yapıt. Öyle ki, 165 yıldır çözülemeyen  bir matematik bilinmezi 'Bakülgen Poliedr Teoremi' sorununu  İlhan Koman'ın çözerek ürettiği bir eser olarak uzay mekiğinin yakıt tankında kullanılmış.

 Esnek Çokyüzlüler serisinden 'İki Esnek Çokyüzlü' (Foto: Enver Arcak)

 
Akdeniz heykelinin Hulda'nın güvertesindeki küçük modeli (Foto: Enver Arcak)

Teknedeki serginin yanı sıra, Hulda Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden görebildiğim bir diğeri Balat'taki Plato Sanat'taki sergi oldu. İlhan Koman'ın yapıtları, Hulda'nın Akdeniz yolculuğundan fotoğraflar ve videoların  yer aldığı sergi, 31 Ekim'e kadar sürecek. Hulda'yı ziyaret ettikten sonra, Haliç'in karşı kıyısındaki Plato Sanat'a küçük tekneler vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.

Plato Sanat'ta  Hulda'nın Akdeniz yolculuğunun fotoğraf ve videoları sergileniyor 
(Foto: Enver Arcak)

'Kim Bu İlhan Koman?' başlığıyla Abidin Dino'nun 15 Mart 1981'de yazdığı, 15 Ocak 1987'de Milliyet Sanat Dergisi'nde yayınlanan yazının başından bir bölüm paylaşayım;

Nasıl da bilmiş Yunus Emre: "Dervişler uçar, kuşlar deniz kenarın kışlar."
 
İlhan Koman yıllardır bir İsveç limanında, kış kıyamette, Nuh misali bir gemide yaşar, kuşlarla kar kaplı" deniz kenarın kışlar."

İçimde hep bir kuşku: Tufanı mı bekler, ne?

Yontularını ve kendisini otuz yıldır bilirim. Nasıl tanımlasam kimliğini?

1. Maddenin iç yapısını araştırır, bulgularını dışsallaştırır.
2. Yer çekimi yasasıyla kıyasıya çekişir.
3. Yontularında basınç be baskının daima karşısındadır.
4. Doğa-insan, insan-insan ilişkisinde yeni bir yaklaşımın peşindedir.
5. Dikey biçimlerin dirilik gücüne dayanarak, ölümün yataylık eğilimine meydan okur sürekli.
6. Çağımızın çelişkilerini yansıtır, derinlemesine.

Evet, doğanın o yapışkan yer çekimi yasasını yenmektir işi gücü.

Simyacı gibi bir şey, suratını ve dalgın sıcak gözlerini görseniz, bunu anlarsınız.



Sevgili İlhan Koman'ın 'suratını ve dalgın sıcak gözlerini' görme fırsatım olamasa da, yansımasını yapıtlarında hissetmeye çalıştım.  Koman'ın "bilinmeyene çıkılan serüven" diye betimlediği sanat çalışmasının izinden giden, Hulda Festivali'nin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürler!

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails