Seninki kaç santim?

Size ne çağrıştırıyorsa çağrıştırsın, "seninki kaç santim?" kampanyasını başarılı buldum. Neşeli imâlı bir slogan olmuş. Ortalamanın algıda seçiciliği  böyleyse, farketmelerini sağlamak üzere bundan iyisi şamdak ayısı veya Şam'da kayısı!

Hulda ve İlhan Koman

Geçen hafta, ülkemizin en tanınmış heykellerinden Akdeniz'in yaratıcısı İlhan Koman'ın teknesi Hulda'nın güvertesindeydim. Sanatçının eserlerini ürettiği atölyesi ve ailesiyle yaşadığı evi olan, çift direkli 105 yaşındaki tekne, Hulda Festivali Sanata ve Bilime Yolculuk kapsamında Hasköy'de, Beyoğlu Yelken Klübü'nün önünde ziyaretçilerini bekliyor.
 

Ayırın Develeri

Saner Gülsöken'in bu bahar Ege Yayınları'ndan çıkan Ayırın Develeri isimli kitabı, 13-26 Mayıs Bodrum Kalesi ve 18 Mayıs-5 Haziran Beyoğlu Sanat Galerisi'nde olmak üzere, iki adet fotoğraf sergisiyle beraber okuyucularla buluştu.

Kitabın ön kapağı

Kiklad Kayıkları

Ay başında, Osman Erkurt'u Urla'daki atölyesinde ziyaret ettim. Osman bey, deneysel arkeoloji projelerine tam yol devam ediyordu. Ekibiyle bu defa, Ege'nin en eski deniz araçları olan, Tunç Çağı'nda Yunanistan'ın Anadolu kıyılarıyla bağlantısını sağlamış Kiklad kayıklarını inşa etmekteler. Farklı boylarda üç kayıkla başlayacak projeye dair, martı sesleri fonlu sohbetten kalanlara bakalım...

 7 metrelik inşası tamamlanan Kiklad kayığı (Foto: Enver Arcak)

Yılların Hayalini Hakikat Yapan Ralli

İlki 1907'de gerçekleştirilmiş Pekin-Paris Klasik Otomobil Rallisi'nin dördüncüsü 10 Eylül'de start aldı. "Yılların hayalini hakikât yapan otomobil" Anadol'la ralliye katılan bir Türk ekibinin de yer aldığı organizasyon, 107 klasik  otomobilin katılımıyla dördüncü kez düzenleniyor. Ekibimiz rotanın yüzde onluk kısmını şimdiden tamamladı.

 

İç dünyaya yolculuk, rüyalar

Başlangıç veya orijinal adıyla, Inception filmini izledim bir kaç gün önce.  Filmde, katman katman boyutlarla derinleşen alemler içinde, birden fazla kişi ortak rüyalarda geziniyordu. Dahası, bu ortak gezintilerde bilinçaltına giden mesajlarla fikir empoze edebiliyorlardı. Eğer ki rüyalarımıza birilerini ortak edebilseydik neler olurdu? Ya peki aynı rüyaya katılan kişiler birbirlerine etki edip, uyandığında farklı düşünmelerine sebep olsaydı?


Pınara; Phoenix'in Kanat Açtığı Topraklar

'aklıma neler essin?' diye sorduğum ankette madem 'Likya Rüzgarları' önde gidiyor, bir Likya esintisi verelim öyleyse...  

Birçok kültürün mitolojisinde küllerinden doğan olağanüstü bir kuştan bahsedilir. Likya efsanelerinde Phoenix(1) olarak adlandırılan, benzerlik ve farklılıklarla karşılığı; Arapça'da Anka, Farsça'da Simurg; Türkçe'deyse, bu iki isimle veya bu iki ismin birleşmesinden meydana gelen;  Zümrüdü Anka'nın üzerinde uçtuğuna inanılan yer olan Pınara'daydım.

Bir Phoenix betimlemesi.


İran Esintisi

İran'la ilgili daha çok gezi yazısı tadında bloglar paylaşmıştım. Bu ülkenin kültürü, bizim topraklardan aşina olduğumuz zenginliklerle dolu olmasından mı, yoksa İran'la ilgili yazılıp çizilenler, üretilenler karşıma çıktıkça bu ülkeye ilgim sebebiyle 'benim de söyleyeceklerim var!' çıkışımdan mıdır bilemem, tekrar bir Pers yazısı döktüresim geldi.

Gülistan Sarayı'nın (Tahran) duvarlarından bir süsleme (Foto: Enver Arcak)

Deney (3)

Uluburun'un planlanan yolculuğu, Doğu Akdeniz'de yapacağı seferlerle; Suriye, Lübnan, İsrail kıyılarından Mısır'a, oradan ana kara Yunanistan'a gitmesi üzerine kuruluydu. Bu rota, orijinal teknenin olası yolculukları üzerinden seçilmişti. Orijinal tekne, Bugünkü Suriye-Lübnan kıyıları limanlarından yola çıkıp, o dönemin silahlarının yapımında kullanılan tunç imali için gereken, bakır ve kalayı temin etmek üzere Kıbrıs'a uğradığını, Anadolu kıyılarından Mısır ve Miken Medeniyeti limanlarına yelken açtığını kazı bilgileri sayesinde öğrenebildik.

 (theancientworld.net sitesinden alınmıştır)

Deney (2)

Uluburun Deneysel Arkeoloji Projesi, Erkurt çiftinin 2004'te Urla'ya yerleşmesiyle başladı. Yapım aşaması, yolculuk hazırlıkları yanında sponsor arayışlarıyla geçen bir yılın ardından Tunç Çağı teknolojisine sahip replika tekne denizle buluştu. 26 Mart 2005'te İstanbul'a doğru yola çıkıldığında, Türkiye'de bir ilk yaşanıyordu. Osman Erkurt'un kurgusu  ekibin uyumu, heyecanı ve  bilinmezliklerle, ama telaşsız gerçeğe dönüşmekteydi.

 Foto: Selva Egeli

Deney (1)

Beş yıl önce bir deneye katılmıştım. Deney, üç bin küsür yıl öncesine ait bir teknenin canlandırılıp, yeniden yelken açarak yolculuklar yapması üzerine kuruluydu. Ege, Marmara ve Akdeniz'de binlerce mil yol yapmak üzere inşa edilen tekne, ismini, şeklini şemâlini ve ilhâmını, Geç Tunç Çağı'nda batmış  bir kraliyet gemisinden alıyordu. 



Foto: Enver Arcak

Blogum(uz)a Dokunmayın!

İnterconnected Network, kısa adıyla internet, TDK'nın sözcük önerisiyle genel ağ, denizde kum misali bilgilerin ve bilgeliklerin yanında cahilliklerin de uçuştuğu bir mecra. Fiziksel dünya mesafelerini kısaltan, bilgiye ulaşmanın büyüsünün  yanı sıra eğlemesiyle, günümüzün en içerikli iletişim aracı. Tanışıklığım 1996 yılına uzanan bu ağ üzerinden bilgiye ulaşma, iletişim ve kişisel neşriyatımı yapabilme imkânları beni büyülemekte. Türkiye'den bir internet kullanıcısı olarak büyüyü bozan ve geleceğe dair kaygılar yaratansa uygulanmakta olan sansür.

 Foto: Barbaros Şansal

Japon İşi

-->
1986 yılından beri Kırşehir Kaman’da arkeolojik kazı gerçekleştiren Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü, Erken Tunç Çağı’na kadar uzanan Kalehöyük’ün tarihsel geçmişini günyüzüne çıkarmakta. Hititler’den, Osmanlı’ya dek uzanan kültürlerin izleri bulunan bu yerden ekibin ortaya çıkardığı çarpıcı eserler, 10 Temmuz 2010’da açılışı yapılan müzede ziyaretçilerini bekliyor.

Foto: Enver Arcak
Bilimsel araştırma ve arkeolojik kazılar yapmak; elde edilen bilgileri kurs, seminer, konferans ve yayın yoluyla paylaşmak üzere bir çok bölümden oluşan ensitütü binalarının yer aldığı alan içerisinde, 1993'de bir Japon botanik bahçesi de inşa edilmiş. Varlığından haberdar olduğumda, bir zaman yolumu düşürmem gereken ziyaret noktalarından biri olarak burayı listeme almıştım. Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi tarafından inşa edilen Kalehöyük Arkeoloji Müzesi’nin açılışıyla, görmek için birden fazla sebep oluşunca, geçen Pazar yola koyulduk.

Foto: Enver Arcak
Kaman Ankara’ya 140 km uzaklıkta. Konya istikâmetinde, Gölbaşı’nı geçtikten sonra soldaki Bala ayrımından gidilebileceği gibi, Şereflikoçhisar’dan sonraki, Kırşehir ayrımından da ulaşılabilir. Biz Bala ayrımından gidip, dönüşümüzü Hirfanlı Barajı ve Tuz Gölü’nü de görmek üzere Şereflikoçhisar üzerinden yaptık. Mesafeler her iki yoldan da aynı ancak, Bala yolunun bozuk kısımlarından dolayı diğer yolu tercih etmenizi öneririm. Her iki yoldan da gidildiğinde ulaşılan Kaman’dan, Kırşehir yönüne 5 km yol aldıktan sonra sağda göreceğiniz tabelaları takip ederek buraya ulaşabilirsiniz. Bala üzerinden gidilen yol muhteşem ayçiçek tarlalarıyla süslü.

Foto: Enver Arcak

İç huzur verici Japon Bahçesi gezintisinin ardına bıraktık müze ziyaretimizi. Japon bitkilerinin yanı sıra, kayalardan gürül gürül akan suni şelalesi, göletleri ve asimetrik düzende kurulu yürüme yollarıyla rahatlatıcı bir huzur bahçesi hediye edilmiş Kaman’a.



Foto: Enver Arcak


Foto: Enver Arcak

Kalehöyük Arkeoloji Müzesi’nin mimarisi bir tümülüsü andırıyor. Giriş kapısının her iki yanında yer alan Hitit aslanlarının buyur ettiği müzenin girişinde, yukarıdan projeksiyonla mühür ve süs eşyalarında kullanılan motifler yere yansıtılmış. Üzerinden geçtiğinizde küçük parçalarla dağılıyor ve yeni bir motif beliriyor. Japonlar yapar da teknoloji kullanılmaz mı hiç!


Foto: Enver Arcak
Foto: Enver Arcak
Foto: Enver Arcak

Kalehöyük’ün maketinde, katmanlar ve kültürel evreler, ziyaretçilerin bastığı düğmelerin yaktığı ışıklarla anlaşılabiliyor. Bir konsolu çevirerek höyüğün farklı katmanlarının görülebilmesi sağlanmış. Sadece bu kadarıyla bile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden fazla teknolojik unsur mevcut.

Foto: Enver Arcak

Foto: Enver Arcak


Japon işi olunca teknoloji, müzenin farklı yerlerinde karşınıza çıkmaya devam ediyor. Üç boyutlu canlandırmayla binlerce yıl önceki şehirde gezinti yaparak gündelik hayat, mimari ögeler herkesin anlayacağı bir şekle sokulmuş. Bu üç boyutlu canlandırmayı, bilgisayar oyunu sanan çocuklar 'silahlar nerede peki?' diye soruyorlarmış!

Foto: Enver Arcak


Foto: Enver Arcak

Mikasanomiya Anı Bahçesi'nin huzuru, Kalehöyük Arkeoloji Müzesi'nin büyüsüyle, Ankara'ya dönüşümüzü Hirfanlı Barajı ve Tuz Gölü rotası üzerinden yaptık. İyi de yaptık, çünkü ucu görünmeyen su görmek biz Ankaralılar'a iyi geliyor!


Foto: Enver Arcak


Foto: Enver Arcak


Foto: Enver Arcak


Foto: Enver Arcak




Yeşil Diet

Ne yersek oyuz, vücudumuz yediklerimizle şekilleniyor, etkilenip tepki veriyor. Faydalı olan yiyecekler, içeceklerin alımı kadar, zararlılardan sakınmak gerekiyor. Sağlık konularında tavsiyelerini severek dinlediğim konunun düşkünü Serhat Yalçınkaya'dan günlük yeşil diet bir aklına esme hizmetidir.




Ankara'nın Logosu

'Gülen Ankara Kedisi' temalı yeni logo tasarımı Ankara Belediye Meclisi tarafından kabul edildi. Kabul edilenin amblem değil, logo olduğunu söylüyor Belediye Başkanı Melih Gökçek. Amblem ve logo, anlamsal ve simgesel açıdan birbirine karıştırılan kavramlar. Melih Gökçek'in demek istediğinin, kabul edilen kedi gözlü logonun yan figür olarak kullanılacağı, belediyenin logosunun (başkanın deyişiyle 'amblemi'nin) bu olmadığı anlamı çıkıyor. Peki, Atakule ortada çifte minareli 'amblem' / logo ne olacak?

Çift renkli Ankara Kedisi'nin gözleri yeni logonun simgesi

Jet Lag

-->
Okyanus aşırı yolculuklardaki uçuş sonrası bir çok kişinin muzdarip olduğu, zaman şaşması durumuna jet-lag deniyor. Alıştığımız biyolojik saat dilimden farklı zaman dilimine geçişle, vücudumuzun yeni saate uyum problemi yaşayıp, adapte olma güçlüğüdür jet lag. 



Şehr-i Meksiko (bölüm üç)

Tepoztlan sonrası, Arturo'nun ailesinin yemek davetine tırmanışın verdiği bitkinlikle gittik. Hazırlanan sofrayı gördüğümüzde yorgunluğumuzu unutup, hoş sohbetli ziyafetin tadına vardık. Coyoacan, Garibaldi Meydanı, antropoloji müzesi, hayvanat bahçesi ve hediyelikçiler kalan günlerimizin ziyaret noktalarıydı.

           Foto: Enver Arcak    

Susuz Su Perileri

24 Mayıs 2010'da yazdığım aşağıda yer alan "Susuz Su Perileri" bloguma konu olan heykelin, 18 yıl sonra, 21 Aralık 2010 tarihi itibarıyla CerModern'de kendisi için yapılan havuzda sergilenmeye başlanacağı haberini almıştım. Belediyenin deposunda kırık dökük vaziyetteki sürgün döneminin ardından dördüncü mekanı CerModern olacak. Katkımız olduysa ne mutlu, emeği geçenlere teşekkürler. Bu haberin ardından 4 ay sonra ziyaret etme fırsatını bulduğumda boş havuzda, ağızlarında ve bilumum yerlerinde plastik sulama hortumlarıyla suya kavuşacakları günü halen beklemekte olduklarını gördüm... 


Foto: Enver Arcak

Yezd (İran 3)

Nefsi Cihan İsfahan’dan güneydoğuya, Zerdüştlük’ün doğduğu yere Yezd'e geçiyorum. Yezd büyülü bir çöl şehri, kerpiç evlerle dolu bu şehrin sokakları da kerpiç kemerlerle kaplı. Eski bir kervansaraydan devşirme İpek Yolu Oteli, mistik ortamıyla doğu tadında 'hoşgeldin otur dinlen bir çay söyle' diyor.

 Foto: Enver Arcak

Şehr-i Meksiko (bölüm iki)

Yucatan yarımadasında geçirdiğimiz günlerin ardından tekrar Meksiko'ya, Louisiana 170 numaradaki Nesil'in evine döndük. Bu dev şehirde görülecek çok yer var, öncelikler belirleyip planlama yaparak, takip eden günlerin programını belirlemeye koyulduk. Ziyaret listemiz birbirinden heyecan verici yerle doluydu.

 Foto: Serhat Yalçınkaya

Yucatan

Meksika'nın güney batısındaki Yucatan yarımadasındaki Cancun, 70'lerde insanların tatille ilgili beklentilerini dikkate alarak bilgisayar tarafından belirlenmiş bir turizm bölgesi. Turistik bölge ilan edilmesiyle birlikte inşa edilen bol yıldızlı otelleriyle kısa zaman içinde -özellikle ABD'li- turistlerin gözdesi olmuş. Kışın gelmediği, tropik iklime sahip beyaz kumlu cıvıl cıvıl bir yer burası.

 Foto: Enver Arcak

Şehr-i Meksiko (bölüm bir)

Aile takvimimizin 'bal' ayına denk gelen günlerinde gördüm Şehr-i Meksiko'yu. Devasa bir alana yayılmış, yirmi milyondan fazla insanın yaşadığı bu şehir, insanlara tuzaklar kuruyor ki, akşamları bakkalların içine giremeyip, minik pencerelerinden alışveriş yapılabiliniyor. Şehr-i Meksiko, bir gece yarısı yaşadığımız depreme ve 'tehlikeli' bir yer algısına rağmen bal tadında geldi.


(Foto: Enver Arcak)

Petrole Bulanmış Yaban Hayatı üstüne bir röportaj


Meksika Körfezi’nin ABD kıyıları yakınındaki bir petrol platformunda meydana gelen kazanın ardından, yeni bir çevre felaketi gündemimizde. Kazanın ardından sızan petrol, eko-sistem açısından özel bir yer olan bölgeyi, deniz kıyı ekseninde tehdit ediyor.


Hıdrellez

11 yıldır her 5 Mayıs akşamı düzenlenen Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri, bu yıl ve bundan sonra gerçekleşmeyecek. Sebebi bu yıl ücretli olması kararına gösterilen tepkilerin, şenliği düzenleyen dernek ekibini küstürmesi. Korunması gereken kültürel değerlere sahip çıkma tutkusundaki bir ekibin hevesinin kırılması  üzücü, düşündürücü... 



Fas

-->Zahmetli bir yolculuktan sonra gece Marakeş’te,  Kempinski Mansour Eddahbi Otel’indeyiz. Otelimiz, girişindeki mukarnas mimari tarzıyla bizi karşılamakta. Güzel bir uyku çekmek ve sabah ilk durağımız olacak Menera'ya gitmek için heyecanlanıyoruz. Menera zeytin ve portakal ağaçlarıyla çevrili, Atlas Dağı’nın eteklerinden toplanan suyun, bahçelerin sulanmasında kullanılmak üzere inşa edilmiş depomsu bir yer.

Foto: Kına Arcak

Cermodern

Geç de olsa artık Ankara'nın bir modern sanat müzesi var. Ebru Özdemir Koleksiyonu'ndan oluşan 'artı sonsuz' temalı, Döne Otyam ve Deniz Artun'un küratörlüğündeki sergiyle kapılarını açan Cermodern, 1924 yılında demiryollarının vagon ve lokomotif tamirleri için inşa edilmiş. Cer Atölyeleri olarak bilinen bu mekan, elli yılı aşkın süre bu amaçla hizmet vermiş. Cer, Arapça kökenli bir kelime olarak 'çekek yeri' anlamını taşıyor.  Çekek yeri denince aklıma tekneler geliyor, kimbilir Cermodern Ankara'ya teknelerin de gelmesine sebep olur belki...

Cermodern'in avlusu (Foto:Enver Arcak)


Şaka Gibi Kedi


Kedinin büyüsünü ilk farkedişim askerlikte olmuştu. Manisa Akıl Hastanesi’nin bahçesinde yaşayan ‘Pakize Torpilli’yle beş ayı beraber geçirmiştik. Elimden geldiğince ona bakmış, yemeğimi paylaşmıştım. Hayvansever rütbelilerin desteğiyle bazı geceler mahkum koğuşunda uyumuşluğu bile vardı. Pakize, askerliğimin sonuna doğru bana hayatın mucizelerinden birini yaşatarak teşekkürle vedalaşmıştı. 

Foto: Kına Arcak

Yılların hayalini hakikat yapan otomobil

Bir otomobilden bahsedeceğim, ancak bu otomobilin kaç saniyede kaça ulaştığı ya da ne kadar sürat yaptığı bu yazının kapsamına girmemektedir. Söz konusu arabanın isminden başlayan ruhun verdiği ilhamla, onunla beraber yaşanmışlıkları paylaşacağım. Babamın ilk otomobili Anadol üstünde biz Arcaklar, üstümüzde yüküyle (çoğunlukla turuncu çadırımız olurdu) yaptığımız yolculuklarla beraber aklımda kalmışlardan bahsedeceğim.

Adını yakışır güzel tasarlanmış bir logo

Orienteering

Orienteering, bir parkur içinde belirlenmiş hedeflere sırayla ulaşmak üzerine kurulu, yön/hedef bulma sporudur. Fiziksel direnç, hareket ve karar vermenin uyumu bu spor için gereken temel özellik. Harita üzerinde belirlenmiş noktalardan öncelikli sırada bulunan yöne rota belirleyip, ardından yollara düşülür. Bizim en son yola düşüşümüz sevgili Orhan Serdar'ın önerisiyle ODTÜ Orienteering ekibinin organize ettiği Ahlatlıbel parkurunda oldu.

 Uluslarası Orienteering Bayrağı

Osmanlı'nın Corsairları

İnebahtı Muharebesi Osmanlı’nın denizciliğine büyük bir darbe olsa da devamında getirdiği sonuçlar denizcilikte yeni bir hamleyi sağlamıştır. Donanmanın yeniden inşasıyla 1572’de denizlere açılan Osmanlı’nın karşısına uzun bir süre rakip çıkmamıştır


North African pirate ship
Bir Kuzey Afrika corsair gemisi.

Masmavi Yolculuk

-->
Bodrum-Datça feribotunda dönüş yolunda, yedi gün boyunca misafir olduğumuz masmavi Gökova’ya uzaktan, bu defa kürek çekmeden bakıyoruz. Bir hafta önce Datça Körmen Limanı’ndan başlayıp Bodrum Limanı’nda tamamladığımız ekspediyondan kalan anılarla bir hafta öncesine ilk güne dönüyorum. 

Foto: Saner Gülsöken

Thistlegorm Batığı

Kızıldeniz’in muhteşem sualtını görmek üzere gittiğimiz Mısır’da rengârenk balıklardan, mercanlardan çok Thistlegorm Batığı'nı görmek için heyecanlanıyordum.

         Foto: Engin Aygün

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails