Şaka Gibi Kedi


Kedinin büyüsünü ilk farkedişim askerlikte olmuştu. Manisa Akıl Hastanesi’nin bahçesinde yaşayan ‘Pakize Torpilli’yle beş ayı beraber geçirmiştik. Elimden geldiğince ona bakmış, yemeğimi paylaşmıştım. Hayvansever rütbelilerin desteğiyle bazı geceler mahkum koğuşunda uyumuşluğu bile vardı. Pakize, askerliğimin sonuna doğru bana hayatın mucizelerinden birini yaşatarak teşekkürle vedalaşmıştı. 

Foto: Kına Arcak
Pakize, doğum yapmadan bir kaç dakika önce beni bahçenin arkasına çağırmış, fareye benzeyen minik yavrularını avcumun içine doğurmuştu. Hastanede tanıştığım akıl hastaları kadar ilginç bu kediyle vedalaşması kolay olmamıştı.
  
Askerlikten kalan hoş anılardan biri olan Pakize Torpilli’den bir yıl kadar sonra yeni bir kedi hayatıma giriyordu. Ayça ve Serdar’ın başta burun kıvırdığım teklifi, Kına’nın ısrarlarıyla bir Pazar sabahı karşımdaydı. Siyah beyaz dişi bir sokak kedisiydi gelen, öyleyse adı İrma olsundu. Pakize’nin mülayim halinin aksine sürekli diş gösteren bir dişiydi. Geldikten bir zaman sonra bu vahşi canlının erkek olduğu zınk diye ortaya çıkmıştı! Farkedilen cinsiyetiyle adını Amir’e dönüştürdük. 

  Foto: Kına Arcak
Evimizin bahçeli olması ve sokaklarda başlayan hayatı dolayısıyla Amir’in dışarıda dolaşmasında başta bir sakınca görmemiştik. Ne var ki, bahçeye çıkışları her seferinde bir hışımla ağaca tırmanıp, oradan inemeyip ağlamasıyla son buluyordu. Yandaki kebapçının garsonuyla başlayan ağaçtan Amir kurtarma operasyonları diğer mahalle esnafının yardımlarıyla devam edince, zorunlu ev hapsi Amir için başlamış oldu.
Foto: Enver Arcak
Amir saldırıya geçtiğinde onu kontrol edebilen bir gücüm var sanıyordum . Ta ki onu aşıya götürene kadar. Başına kötü bir şey gelecek içgüdüsüyle vahşi bir kaplana dönüşmüş haline şahit olduğumda, evde sadece oyunculuk yeteneklerini sergilediğini anlamıştım. Doğum günü çocuğumuz Amir’in en uslu olduğu yer mutfak. En şımarık olduğu yerse banyo. Duşakabin üstündeki cambazlıklarını ve düşse de karizmayı anında toparlamasını izlemek pek bir keyiftir. Kedi sahiplerinin yaşadığı tadı anlamanın yolu, bir kediye (mümkünse birden fazla...) bakmakla mümkün. Kediler temiz hayvanlar, bakmayın siz sokaktaklerin kirli olmalarına, onlar su buldukları anda tertemiz yaparlar kendilerini. Bir pointer gibi değil canım, yalana yalana.

Foto: Kına Arcak

Hz. Muhammed, Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başının ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Müezza koymuş. Siyah beyaz bir habeş kedisiymiş Müezza. Ağzının içinde üst damağında lekeleri varmış. Bu sık rastlanmayan damağında leke olan kedilerin Müezza'nın soyundan geldiği kabul edilirmiş. Müezza, muhtemelen bir sokak kedisiydi ve Mekke'nin sıcak kavurucu çöl sokaklarından Hz. Muhammed'in ilgisi ile kurtulmuştu. Doğum günü çocuğumuzun üst damağındaki lekesi ve siyah beyaz tüyleriyle soyu Habeş’e mi dayanır acaba?
Foto: Enver Arcak

Doğum tarihi 1 Nisan olduğundan mıdır bilmem, Amirimiz bize her güne bir  şaka yapar. Anlayacağınız aramızda amir-memur ilişkisi yoktur. Ne zabıta, ne minder amiri evimizin neşesi. Diş geçirmelerin azalarak devam etse de, bizi her gün bir heyecanla beklediğin, geldiğimizde bizimle konuşup, ilginç tavırlarınla hayatımıza renk kattığın için evimizi seninle paylaşmaktan keyif alıyoruz. Bakış açın olan; bizim misafir, senin ev sahibi fikrini kabullenişimde bir zorlanma olsa da geçiniyoruz. İyi ki yollarımız kesişmiş, iyi ki doğmuşsun sevgili Amir, doğum günün kutlu olsun!

3 yorum:

Minnak dedi ki...

Amir'e söyleyin doğum günü kutlu olsun, uzun yaşasın. Daha bitmemiş bir hesabımız var onunla.

olcay dedi ki...

Ben bu irma pardon amir e bayılıyorum. her gelişinizde hayırdır amir çizdi amir ıssırdı bayılıyorum bu kediye ben yaa.

Enver Arcak dedi ki...

M.Ö. M.S. var; Minnak öncesi, Minnak sonrası. Çok mülayim oldu bizim oğlan.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails