80'lerden Kaş +800'e

1980 yılında babamın tek kapılı beyaz Anadol'uyla, tepesinde turuncu çadır tozlu virajlarını aşıp gelmiştik Kaş'a, elbette ki bir kaç resim olarak kalabildi o yaşımdaki hatırladıklarım. Öte yandan Kaş'la ilgili tüm detaylarıyla hatırladığım diğer bir gelişim, abimle ilk kez 80'lerin sonunda kendi başımıza tatile gideceğimiz zaman burayı seçip yaşamıştım Kaş'ı. Özellikle babamın etkisiyle büründüğümüz gezgin ruhunun artık bünyemizi sardığı bir tatildi o seferki. Sütraklı 302 otobüsünde kamışı sokup poşetten su içilen günlerdi ve şimdi var olmayan Koştur Pansiyon'da kalmıştık.


90'lar geldiğinde Kaş artık ikinci memleket olmaya başlamıştı. Yollar hiç gözümüzde büyümeden defalarca kez Cuma akşamı Ankara'dan çıkıp bir gece kalıp Pazar döndüğümüz seferlerle geçti. Artık dalış odaklıydı yolculuklar. Dalış bahanesiyle gidiyor olsak da asıl Kaş'ın kendine has Akdeniz'e yakışır ruhuydu etkileyen. Zamanla daha bilinir olmaya başlayan küçük Kaş, 2000'lerde artık çok kişinin merak edip yolunu düşürdüğü dalgıçların Mekke'si olmuştu.


Mendireğin yanındaki Sun Kafe'li sakin günler, 95'teki her tarafı tarumar eden denizin coştuğu üç gün süren müthiş fırtına, filmlere taş çıkarır kasaba hikayeleri, 29 Ekim'lerin en güzel kutlandığı meydan ve Kaş'ı özel kılanlardan Mavi Bar, Kaş Kamping... Yaşanmışlıkların hangi biri nereden başlanıp, nasıl anlatılır ki? Varoluşuma; atmosferiyle, tanıdıklarımla ciddi etkisi olmuş bir ruhtur Kaş benim için.


Şu an iki yaşındaki kızım Likya'nın ismine ilham olmuş Kaş'ı bu bayram deneyimlerimle rehberlik ederek "Kaş +800" adıyla Aklına Estikçe Geziler serisinin ilk sırasına aldım. İlk kez tanışacakları ve Kaş'ı bilip madalyonun öbür yüzünü keşfetmek isteyenleri davet ediyorum. Kaş'ı hem sokaklarında, denizde hem de yukarılarda birlikte tadını çıkarmaya çağırıyorum.

Detaylar ve katılım için: http://enverarcak.blogspot.com/2013/09/kas-800.html


Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails