Pınara; Phoenix'in Kanat Açtığı Topraklar

'aklıma neler essin?' diye sorduğum ankette madem 'Likya Rüzgarları' önde gidiyor, bir Likya esintisi verelim öyleyse...  

Birçok kültürün mitolojisinde küllerinden doğan olağanüstü bir kuştan bahsedilir. Likya efsanelerinde Phoenix(1) olarak adlandırılan, benzerlik ve farklılıklarla karşılığı; Arapça'da Anka, Farsça'da Simurg; Türkçe'deyse, bu iki isimle veya bu iki ismin birleşmesinden meydana gelen;  Zümrüdü Anka'nın üzerinde uçtuğuna inanılan yer olan Pınara'daydım.

Bir Phoenix betimlemesi.


Geçen haftasonu SAD'ın düzenlediği, Genç Arkeopark / Erkut Arcak Bilim Kampı için bulunduğumuz Kaş'tan, Ankara'ya dönüşte Phoenix'in havada görüldüğü topraklara uğradık. Bu yerin bugünkü adı Pınara; Fethiye'ye 33, Kaş'a 70, bir zamanlar göç aldığı Xanthos'a 25 km uzaklıkta. Sırtını verdiği Anti Kragus dağına uzanan dev kayalığın şeklinden, Likyalılar yuvarlak anlamındaki Pinale diye adlandırmışlar bu şehri. 

  Batı Likya'nın yerleşim yerleri

Likyalılar'a göre, ölen kişinin ruhu insana görünmeyen Phoenix kuşuna dönüşür ve güneşe doğru kanat açıp kül olurdu, küllerinden de yeniden doğardı. Phoenix, insanın karşısına da güvercin olarak tecessüm ederdi. Onlar için dünyadaki yaşadıklarına benzer evler inşa etmişti ışık ülkesinin yaşayanları. Pınara'nın tepesinde görünen kayalıklardaki oyuklar, gökyüzünde süzülen o ruhlar için yapılmış evlerdir.

 
Foto: Enver Arcak

Pınara'ya, Fethiye-Kaş ana yolundan 'Pınara 6 km' yol tabelasından sapıp, Minare köyüne doğru 4 km yol aldıktan sonra, otomobili yoracak 2 km'lik bir tırmanışla toprak-çakıl yoldan ulaşılıyor. Günümüz medeniyetsizliğinden uzak, muhteşem bir doğa atmosferinde, yüzlerce kaya mezarı, 3000 kişilik tiyatrosu ve zengin fauna içine yayılmış kalıntılarıyla, etkileyici bir yerleşim burası.

  Foto: Enver Arcak

Efsaneden tarihe Pınaralı iki ünlü kişiden bahsedelim. Biri, İlyada'da bahsi geçen, Troya'nın tarafında savaşmaya gidip, savaşın sebebi olan Helen için Anadolu'ya çarpışmaya gelen, kocası Sparta'nın efsanevi kralı Menelaus'u okuyla yaralayan  Pandarus, Pınaralı'ydı. Sonradan yaşadığı ve mezarının bulunduğu Myra'yla anılan, isim benzerliğinden Noel baba olduğu iddia edilen Aziz Nicholas burada doğmuştu.

 Foto: Enver Arcak
 
Pınara, millattan sonra 141 ve 240 yıllarında iki büyük depremle sarsılmış. 9.yy'a kadar Romalılar'la şehir hayatının sürdüğü, bugün sakinliğe bürünmüş ulaşımının zorluğunun da katkısıyla, tek tük ziyaretçisi olan bir yerleşim. Pınara'yı büyülü yapan etmenlerden biri de bu, gürültüsüz patırtısız bakir doğanın sesleriyle gezebileceğiniz bir Likya şehri.
Foto: Enver Arcak

Pınara'yla karşıma çıkan Phoenix öyle çok ilhâm vermiş ki edebiyata,  hakkında çok  eser yazılmış, çizilmiş. Örneğin,  İranlı sufi şair Feridüddin-i Attâr bu kuştan kendini aramanın sembolü olarak bahsetmiş. Phoenix'in  güvercinle ete kemiğe büründüğü bu şehrin bir zamanlar limanı da olduğunu da belirteyim.

 Foto: Enver Arcak

Foto: Enver Arcak

dipnot1: Pers mitolojisinde Simurg, Sirenk, Arap ve İslam mitolojisinde Anka, Türk mitolojisinde Tuğrul, Zümrüdü Anka, Simurgu Anka, Hümâ, Kumay, Umay, Semender, İbranice'de Anak, Ön Asya efsanelerinde Anka, Mısır kökenli ve Latince haliyle Phoenix, Hint mitolojisine göre Garuda... diye sürüp giden geniş bir konu bu.

dipnot2: Arkeolojik bilgiler açısından bir dolu yanlışlık var internet kaynaklarında, örneğin Kragos değil, Anti Kragos dağının eteklerine kuruludur Pınara.

dipnot3: Yararlandığım kaynaklardan internetten ulaşabilecekleriniz;
H. Dilek Batîislam'dan "Divan Şiirinin Mitolojik Kuşları: HÜMÂ, ANKA VE SİMURG"

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails